Dışişleri Bakanı Hakan Fidan: İran'ın Körfez ülkelerini bombalaması yanlış strateji

Otomobil

Moderator
69a7300fab074e63db124713.jpg

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Ortadoğu'da yaşanan son gelişmeler ile ilgili "İran'ın hiçbir ayrım yapmadan bütün buraları (Körfez ülkeleri) bombalaması inanılmaz derecede yanlış bir strateji." açıklamasında bulundu.

TRT Haber'e konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

Çok kritik günlerden geçiyoruz bölgemiz adına, özellikle. Şu ana kadar bölgede son 20 yıldır büyük acılar, savaşlar yaşandı ve son yaşadığımız bu büyük savaş, İran'la olan savaş. Tabii savaşın etkilerine baktığımız zaman İranla sınırlı kalmıyor. Çok önceden de tahmin ettiğimiz gibi bölgenin tamamına yayılıyor.

İlginizi Çekebilir

İran'ın burada şöyle bir strateji izlediğini görüyoruz: Kendisine yönelik nihai bir saldırı değerlendirmesinde bulunduğu anda 'Ben gidersem bölgeyi de beraberimde götürürüm' stratejisiyle bölgedeki diğer ülkelere, özellikle enerji altyapılarına... İran şunun çok iyi farkında; bölgedeki kritik ülkelerde bulunan enerji altyapılarının dünya ekonomisi için, istikrarı için, enerji güvenliği için ne kadar önemli olduğunu biliyor. Buralara yönelik saldırılarını yapıyor. Kendisi taarruza uğradıkça baskı unsurunu buradan oluşturmaya çalışıyor.

"İKİ HEDEFE GÖRE SAVAŞIN ŞEKLİ DEĞİŞİR"

Şimdi tabii savaşın ne kadar süreceği ne olacağı meselesi tartışmalı bir konu, çeşitli değerlendirmelere açık bir konu. Burada önemli olan şu; saldıran tarafların amaçları ne? Neyi hedefliyorlar? Burada iki tane ana amaç kümesi ortaya çıkıyor baktığınız zaman. Birinci kümede; İran'ın sahip olduğu askeri yeteneklerin ortadan kaldırılmasıyla ilgili bir askeri profesyonel değerlendirme var. 'Bu amaca ulaşana kadar biz bu harekatı devam ettireceğiz' görüşü var. Diğer taraftan da bir rejim değişikliğini hedefleyen bir askeri harekat perspektifi var.

Şimdi bu iki hedefe göre savaşın süresi değişir, şekli de değişir. Yayılma tarzı, oluşturacağı riskler de değişir; bu ikisi çok farklı konsept. Dolayısıyla biz şimdiden özellikle belli ülkelerle bir araya gelerek belli bir görüş oluşturup, daha kötüye gitmesini nasıl engelleriz, bununla ilgili çalışmalarımızı yapıyoruz.

“İSRAİL ABD’YE MUAZZAM BASKI YAPTI”

Körfez ülkeleri, büyük bir kısmı, yani bu savaşın çıkmaması için çok çalıştılar esas itibarıyla. Yani ben yakından şahidim. Saldırıdan bir saat öncesine kadar Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı savaşın çıkmaması için uğraşıyordu. Yani aslında İran'ın lehine olacak bir noktada faaliyet gösteriyordu.

Ama buna rağmen İran'ın hiçbir ayrım yapmadan arabulucu Umman'ı, Katar'ı, Kuveyt'i, Bahreyn'i, Suudi Arabistan'ı, Birleşik Arap Emirlikleri'ni, Ürdün'ü; yani bütün buraları bombalaması bence inanılmaz derecede yanlış bir strateji. Yani bölgedeki riski zaten çok ciddi yükseltiyor ama diğer taraftan kendisi perspektifinden bakıldığı zaman da son derece yanlış bir strateji.

Dostlarımız açısından baktığımız zaman da bizim de kendi stratejik değerlendirmemiz açısından İran adına yanlış bulduğumuz bir husus. Yani kendisi bir savaş içindeyken, bir saldırı altındayken kendisine zararı dokunmayan üslerini, bölge hava sahasını saldıran taraflara açmamış, kendinde bulunan üslerden uçakların kalkmasına izin vermemiş, bunu önceden Amerikalılara ve İsraillilere deklare etmiş ve bir nevi bir nötrlük (tarafsızlık) politikası belirlemiş, bununla da yetinmeyip savaşın durdurulması için çalışmış bu ülkelere bu türden bir taarruz; tabii ki İran'ın aslında tehdit algısının nihai kertede ne derece ciddi olduğunu gösteriyor. Dediğim gibi, yani temel strateji: "Eğer ben batacaksam benimle beraber bölgeyi de batırırım" stratejisi yani.

'Dünya kritik bir dönemden geçiyor' diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye olarak barışın tarafındayız
CNN Türk’ün Tel Aviv yayınına müdahale! İsrail'de gözaltına alınan iki gazeteci serbest bırakıldı
 
Geri
Üst