Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davası: Tutuklu sanıkların savunmaları alınıyor

Teknoloji

Moderator
697c8f939260115a9e5c194c.jpg

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da arasında bulunduğu 200 sanığın yargılandığı davanın duruşmasının dördüncü gününde tutuklu sanıkların savunmaları alınıyor.

İlginizi Çekebilir

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun karşısındaki salonda görülen duruşmada, tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu bazı tutuklu sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu.

Aziz İhsan Suç Örgütü’ne yönelik Beşiktaş, Esenyurt, Avcılar, Adana, Adıyaman, Seyhan, Ceyhan belediye başkanlarının arasında olduğu 33'ü tutuklu 200 sanık hakkında açılan davanın görülmesine Salı günü başladı. Yaklaşık 1 ay sürmesi beklenen davanın dördüncü gününde de tutuklu sanıkların savunmalarının alınmasına devam ediliyor.

“HAYIRLI OLSUN GÖRÜŞMESİYDİ”

Bugün yapılan oturumda ilk olarak Esenyurt Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık İbrahim Halil Çalış savunma yaptı.

Savunmasına, “Niyet okuma hukukta var mıdır bilmiyorum Başkanım” diyerek başlayan Çalış, “Savcılık niyet okumaya çalışmış. Bir insanın niyetini okumaya çalışıyorsanız onu tanımanız gerekiyor. Bu niyet okumlar yüzünden 13 aydır tutukluyum. Belediye başkan yardımcılığı görevime geldiğimde belediyenin onlarca müteahhidi beni arayarak ‘hayırlı olsun’ dedi. İddianamede, Aziz İhsan Aktaş'la aramda 35 saniyelik bir telefon konuşması olduğu yer alıyor. Aktaş da belediyeyle çalışan bir müteahhit ve o dönem beni arayarak ‘hayırlı olsun’ dedi, görüşmemin süresinden de anlayabilirsiniz bunu” dedi.

“BU KADAR KOLAY OLMAMALI…”

Özel belgede sahtecilik suçlamasına çok şaşırdığını söyleyen Çalış, “Bu kadar kolay olmamalıydı sahtekarlıkla suçlamak. Ben hayatım boyunca onurumla yaşadım. Ben bir tane belge imzaladım. Bırakın özeli, resmisini dahi görmedim. Elektronik olarak geldi, imzaladım gönderdim. Resmisini görmeden ne özel belgede sahteciliği? Bunu reddediyorum. İmzam alınsın laboratuvara gönderilsin. O imza bana aitse eşimin, çocuklarımın, dostlarımın yüzüne bakamayacak duruma gelirim zaten, en büyük ceza budur. Ama o imza benim değil. Çok şükür ben eşimin, çocuklarımın, dostlarımın yüzüne bakabiliyorum. 80 yaşındaki annem, eşim, çocuklarım cezaevi kapılarında perişan oldu. Burada haksız yere tutuklanmış ve hayatı riske atılmış biri var karşınızda, hiçbir suçlamanızı da kabul etmiyorum” dedi.

“DOSYA NUMARASINDAN OLUŞMADIĞIMI BİLMENİZİ İSTERİM”

Esenyurt Belediyesi Temizlik İşleri Müdürü tutuklu sanık Mehmet Şimşek ise yaptığı savunmasında ihaleye fesat karıştırmakla suçlandığı söyleyerek, “İhalede imzası bulunanların bir kısmı cezaevindeyken, bir kısmı görevinin başında” dedi. Oğlunun okula yeni başladığını söyleyen Şimşek, “Oğlum okulda öğrenip çektiği çizgilerle babasının şafağını sayıyor. Bir baba olduğumu, bir ailem olduğunu, bir dosya numarasından oluşmadığımı ve bir suç işlemediğimi bilmenizi isterim. Ben bir suça karışmadım, etik ilkelerine aykırı bir işin içinde olmadım” dedi.

Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi için kura çekimi! Galatasaray ve Fenerbahçe'nin rakipleri belli oluyor
 
Geri
Üst