Otomobil
Moderator
MİLLİYET.COM.TR / ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın ardından Orta Doğu’da oluşan yeni dengeler İsrail basınının da gündeminde.
‘SAVAŞIN GİZLİ KAZANANI’
İsrail'in önde gelen yayın organlarından Maariv ve Kikar, yayımladıkları analizlerde Türkiye'nin kriz sürecinden güçlenerek çıktığını ve “savaşın gizli kazananı” haline geldiğini yazdı.
‘TÜRKİYE’NİN ALTIN FIRSATI’
Maariv gazetesinde yer alan analizde, "Herkes İran ve İsrail'e bakıyordu, Türkiye ise kendi altın fırsatını yarattı" ifadeleri kullanıldı. Gazete, savaşın başlangıcından beri Ankara'nın diplomatik girişimlerine hız verdiği ve hamleleriyle müzakere masasına yönelik bölgesel etkisini artırdığını; bunun ise küresel dengelerde nüfuzu güçlendirmek adına “altın bir fırsat” olduğunu yazdı.
‘NETANYAHU İKİNCİ PLANA ATILDI’
Analizde, ABD Başkanı Donald Trump'ın savaşın ilk döneminde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun görüşlerine önem verdiği yönündeki değerlendirmelere yer verilirken, üç ay sonra tablonun değiştiği ve Trump'ın Türkiye'yi ABD-İran mutabakatına katkı sağlayan ülkeler arasında saydığı aktarıldı.
‘ATEŞKESTE TÜRKİYE’NİN ETKİSİ BÜYÜK’
İsrail basınına göre ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptı ve ateşkes sürecinin şekillenmesinde Türkiye önemli rol oynadı.
Pazar günü Tahran ile Washington arasında varılan anlaşmanın ateşkesi 60 gün uzatmayı ve İran tarafından kapatılan Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını amaçladığı belirtilirken, Türk yetkililerin bunun yalnızca ilk adım olduğu görüşünde olduğu aktarıldı.
Haberde görüşlerine yer verilen Türk yetkililer, asıl sınavın İran'ın nükleer programı ve taraflar arasındaki derin anlaşmazlıkların çözümünde yaşanacağını ifade etti.
‘TÜRK GÜCÜNÜ HAFİFE ALAMAYIZ’
İsrail basınındaki analizlerde dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise Netanyahu hükümetindeki bazı isimlerden geldiği belirtilen "İran'dan sonra sırada Türkiye var" söylemi oldu.
Maariv, bu tür açıklamaları yaparken Tel Aviv’in tüm hesapları doğru yapmasının ve Türkiye'nin hafife alınmayacak bir güçte olduğunu unutmamasının gerektiğini ifade etti.
Gazete, Türkiye'nin yalnızca İran'ın geleceğini değil, savaş sonrası oluşabilecek yeni güvenlik risklerini de yakından takip ettiğini yazdı.
‘ANKARA’NIN NATO'DA ELİ GÜÇLENDİ’
Maariv'e göre savaşın Türkiye açısından en önemli sonuçlarından biri NATO içerisindeki konumunun güçlenmesi oldu.
İran kaynaklı tehditlerin ardından ABD, Almanya ve İtalya'nın Türkiye'ye ek füze savunma sistemleri konuşlandırdığı belirtilirken, bunun Ankara'nın stratejik önemini yeniden ortaya koyduğu ifade edildi.
Gazete, bu gelişmenin Türkiye ile Batılı müttefikleri arasındaki ilişkilerin yeniden canlanmasına katkı sağladığını yazdı.
‘BÖLGENİN GÜVENİLİR TEDARİKÇİSİ’
Bununla birlikte İsrail basını, savaşın Türk savunma sanayisine de yeni fırsatlar sunduğunu belirtti.
Haberde, İran'ın füze ve insansız hava aracı misillemelerinin ardından Körfez ülkelerinin hava savunma sistemlerine yöneldiği, Türkiye'nin ise Katar, Kuveyt ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle yüz milyonlarca dolarlık anlaşmalar imzaladığı öne sürüldü.
Ankara'nın bu süreçte kendisini bölgenin güvenilir güvenlik tedarikçilerinden biri olarak konumlandırdığı ifade edildi.
Ayrıca Türkiye'nin uzun menzilli balistik füze savunma sistemi geliştirme planlarını hızlandırdığı ve bu alanda Körfez ülkeleriyle ortak yatırım seçeneklerinin gündeme geldiği belirtildi.
‘GÜVENLİ YATIRIM MERKEZİ’
Maariv analizinde savaşın ekonomik sonuçlarına da yer verdi. Gazete, Körfez'deki enerji merkezlerinin ve finans sistemlerinin dokunulmaz olduğu yönündeki algının zayıfladığını, bunun da Türkiye'nin kendisini daha güvenli ve istikrarlı bir yatırım merkezi olarak sunmasına imkan tanıdığını yazdı.
Analizde ayrıca Ankara'nın Irak-Türkiye Petrol Boru Hattı'nın Basra'ya uzatılması, Katar-Türkiye doğalgaz hattı ve Hicaz Demiryolu'nun yeniden canlandırılması gibi projeleri yeniden gündeme taşıdığı belirtildi.
‘TÜRKİYE’NİN ÜÇ HEDEFİ’
Kikar gazetesi ise Türkiye'nin savaş boyunca belirlediği üç temel hedefe ulaştığını savundu.
Gazeteye göre Ankara'nın ilk hedefi arabulucu rolünü güçlendirmek, ikinci hedefi İran kaynaklı bir Kürt yapılanmasını önlemek, üçüncü hedefi ise bölgesel istikrarsızlığın Türkiye'ye sıçramasını engellemekti. Analizde bu üç başlıkta da Türkiye'nin istediği sonucu elde ettiği öne sürüldü.
‘YENİ DÖNEMİN KAPISI ARALANDI’
İsrail basınına göre İran-İsrail savaşı yalnızca bölgesel dengeleri değiştirmedi; aynı zamanda Türkiye'nin diplomasi, savunma, enerji ve güvenlik alanlarında etkisini artırdığı yeni bir dönemin de kapısını araladı.
Maariv'in haberinde görüşlerine yer verilen Avrupalı bir diplomatın sözleri ise dikkat çekti:
"Türkler bölgesel krizleri kendi lehlerine fırsata dönüştürme konusunda uzmanlaştılar."
İsrail’i korkutan hayal gerçek oluyor! Ray başına 1 altın verdi: Kur’an’da yeri yazıyordu
Trump ve Pezeşkiyan imzaladı, Amerikalı yetkili ilk kez paylaştı! İşte mutabakattaki 14 madde