SON DAKİKA HABERLER: Orta Doğu'da ABD'nin İran saldırısı için geri sayım başladı mı? 'Artık her şey an meselesi, eller tetikte'

Teknoloji

Moderator
697dcf6f0d5f87cad2704c1f.jpg

MİLLİYET.COM.TR / ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığını hızla güçlendirmesi ve Washington’ın Tahran’a yönelik “zaman daralıyor” uyarısını açıkça dile getirmesiyle birlikte, İran’a karşı doğrudan Amerikan saldırıları ihtimali artık kulis fısıltısı olmaktan çıkıp somut senaryolar üzerinden tartışılan bir gerçekliğe dönüşmüş durumda.

Askeri ve diplomatik çevreler, ABD hattında “müdahale olacak mı” sorusunun çoktan aşıldığını, asıl meselenin saldırı için en uygun anı kollamak olduğunu öne sürdü.

‘ARTIK AN MESELESİ’

Emekli yarbay ve eski İsrail askeri sözcüsü Jonathan Conricus, İran International’ın İngilizce podcast’i Eye for Iran’a verdiği röportajda, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının artık yalnızca zaman meselesi olduğuna inandığını söyledi. Conricus, anlamlı bir operasyon için gereken askeri varlıkların büyük bölümünün halihazırda bölgede konuşlandırıldığını ve “neredeyse her şeyin hazır” olduğunu vurgularken, tek belirsizliğin taktiksel ve operasyonel fırsatların siyasi iradeyle hangi anda örtüşeceği olduğunu belirtti.

TRUMP NE YAPMAK İSTİYOR?

ABD Başkanı Donald Trump da bu askeri tabloya paralel olarak söylemini sertleştirmiş durumda. Trump, ABD’nin “gerekirse hız ve güçle” hareket etmeye hazır olduğunu duyururken, İran’a müzakere için bir süre tanıdığını doğruladı ancak bu sürenin sınırlarını özellikle belirsiz bıraktı.

Öte yandan Tahran’ın nihayetinde askeri bir müdahaleyle karşı karşıya kalmaktansa bir anlaşma arayışına girebileceğini ima ederek “bir anlaşma yapmak istiyorlar” ifadesini kullandı ve güçlü bir deniz kuvvetinin bölgeye doğru yola çıktığını da kamuoyuna açıkladı. ABD basını ise gerilimi artıracak bir iddiada bulunarak Trump’ın 1 Şubat’ta saldırı emri verebileceğini iddia etti.

697dd2960d5f87cad2704c45.jpg


TAHRAN’IN KIRMIZI ÇİZGİLERİ

Tahran cephesinde ise Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran’ın yalnızca “eşit şartlarda” müzakereye açık olduğunu net biçimde ortaya koydu. Araghchi, ülkenin füze ve savunma kapasitesinin pazarlık konusu olamayacağını özellikle vurgularken, İranlı yetkililer herhangi bir saldırıya anında ve sert karşılık verileceği uyarısını yineliyor.

DİPLOMASİ RÖTARDA

ABD ve İsrail arasındaki koordineli temaslara vakıf Batılı bir kaynağa göre, karar alıcılar diplomatik seçeneği fiilen rafa kaldırmış durumda ve askeri müdahaleyi kaçınılmaz bir sonuç olarak değerlendiriyor.

Kaynak, masadaki temel sorunun saldırı yapılıp yapılmayacağı değil, bu saldırı için en uygun operasyonel ve siyasi fırsatın ne zaman ortaya çıkacağı olduğunu ve bu pencerenin günler ya da haftalar içinde açılabileceğini ifade ediyor. Hakim düşüncenin artık yeni bir anlaşmaya varmak değil, İran’ın yönetim yapısını azami ölçüde zayıflatacak ve potansiyel olarak çöküşe sürükleyecek “kesin bir darbe” indirmek üzerine kurulu olduğu belirtiliyor.

Uydu görüntüleri ortaya çıktı! İran'ın nükleer tesislerinde gizemli hareketlilik

‘TAHRAN İLK KEZ BÖYLE BİR SALDIRI İLE KARŞILACAK’

Görüşülen planlar “emsalsiz” olarak tanımlanırken, böyle bir operasyonun ölçeği ve yoğunluğunun Tahran’ın bugüne dek karşılaştığı hiçbir saldırıya benzemeyeceği vurgulanıyor. Karar vericilerin mevcut koşulları “ömür boyu bir fırsat” olarak gördüğü, bu algının da geçen yaz yaşanan 12 günlük kısa savaş gibi önceki krizlere kıyasla risk alma iştahını ciddi biçimde artırdığı ifade ediliyor.

UÇAK GEMİLERİ, TOMAHAWK’LAR VE ÜSLER

Bu yaklaşımı destekleyen sahadaki tablo da dikkat çekici. ABD donanması, 80’den fazla savaş uçağı taşıyan USS Abraham Lincoln uçak gemisini, ona eşlik eden gemileri ve Tomahawk füzeleri de dahil olmak üzere füze savunma yetenekleriyle donatılmış üç seyir füzesini bölgeye sevk etti.

Pazartesi günü bölgeye ulaşan bu unsurlara ek olarak, ABD’nin Bahreyn’de Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüseferi güvence altına almak amacıyla konuşlandırdığı dört mayın temizleme gemisi ile Katar’daki El Udeid ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki El Dafra hava üslerinde bulunan düzinelerce savaş uçağı da hazır bekliyor. Son günlerde özel internet siteleri ve sosyal medya hesapları, bölgeye hava savunma bataryaları taşıyan nakliye uçaklarının hareketlerini ve F-15 savaş uçaklarının gelişini açık kaynak verilerle ortaya koymuş durumda.

697dd3040d5f87cad2704c47.jpg


‘KABUL EDİLEMEZ TESLİMİYET’

Cenevre’deki Yüksek Lisans Enstitüsü’nde İran meseleleri uzmanı olan Farzan Sabet’e göre, Haziran 2025’te İran’ın nükleer tesislerini hedef alan saldırıların ardından Tahran’ın bir anlaşma için talep ettiği bedel ciddi biçimde yükseldi.

Sabet, Washington’un Tahran’dan tüm uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin yasaklanmasını ve balistik kapasitenin sınırlandırılmasını istedi. Atlantik Orta Doğu Forumu’nun (AMEF) kurucu ortağı David Kalfa ise bu taleplerin Tahran açısından kabul edilemez bir “teslimiyet” anlamına geleceğini savunarak, Trump’ın askeri çözümü tercih edeceğini ve bunun esas amacının kendi “kırmızı çizgilerine” saygı duyulmasını sağlama kapasitesini göstermek olduğunu düşünüyor.

BİRİNCİ SENARYO: SINIRLI ETKİ

Masadaki senaryolardan ilki “sınırlı etki” modeli. Farzan Sabet’e göre Trump, İran ekonomisini boğmak ve bir anlaşmaya zorlamak için Venezuela örneğinde olduğu gibi İran petrolünü ihraç eden tankerlere saldırabilir ya da belirli hedeflere yönelik hassas vuruşlarla sınırlı bir savaş başlatarak, Orta Doğu’da geniş çaplı bir çatışmaya girmeden İran’ı kendi kırmızı çizgilerine uymaya zorladığını ilan edebilir. Böyle bir operasyonun, İsrail’in Haziran ayında yaptığı gibi hava savunma sistemlerini, füze ve insansız hava aracı fırlatma rampalarını hedef alması bekleniyor.

İKİNCİ SENARYO: SİNİR UÇLARINA TOPLU DARBE

Orta Doğu araştırmaları yapan bağımsız analist Eva Koulourioti’ye göre ise daha sert bir senaryo da masada. Bu senaryo, İran rejiminin tüm sütunlarının, piramidin tepesindeki dini lider Ali Hamaney’den başlayarak silahlı kuvvetlere, Devrim Muhafızları komutanlarına ve rejimin çekirdeğini oluşturan üst düzey siyasilere kadar hedef alınmasını içeriyor.

Ana askeri üslerin, füze programının ve nükleer programın kalan unsurlarının da etkisiz hale getirilmesi bu planın parçaları arasında yer alıyor. David Kalfa, ABD’nin amacının rejimi sarsmak olduğunu, bu nedenle komuta zincirini felç etmeyi hedefleyen bir strateji izlendiğini savunurken, rejimin görece istikrarlı ve dirençli olduğunu, Devrim Muhafızları’nın bu senaryoyu öngörmüş bulunduğunu ve sürecin son derece hassas olacağını da ekliyor.

EN BÜYÜK RİSK: İRAN’IN MİSİLLEME KAPASİETSİ

Tüm bu senaryoların en riskli boyutunu ise İran’ın misilleme kapasitesi oluşturuyor. İran güçleri 2024 sonbaharı ve 2025 Haziran’ındaki ABD ve İsrail saldırılarından zarar görmüş olsalar da karşılık verme kabiliyetlerini koruyor. Farzan Sabet’e göre Tahran’ın hâlâ İsrail’i vurabilecek 1.500 ila 2.000 orta menzilli balistik füzesi bulunuyor; ayrıca Körfez’de büyük yıkım yaratabilecek daha kısa menzilli ancak son derece isabetli balistik ve seyir füzeleri, gemisavar füzeleri ile küçük ve hızlı füze botları da envanterde yer alıyor. İran Ordu Komutanı’nın Perşembe günü yaptığı açıklamaya göre alaylar “1.000 stratejik insansız hava aracı” ile donatılmış durumda.

HÜRMÜZ ALARMI: GERÇEK MÜHİMMATLI TATBİKAT

Trump’ın “zaman daralıyor” uyarısının hemen ardından İran, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda gerçek mühimmatlı askeri tatbikatlar düzenleyeceğini duyurdu. Tahran’a göre “simüle edilmiş deniz saldırıları” hem Pazar hem de Pazartesi günü gerçekleştirilecek.

‘ELLERİMİZ TETİKTE DÜŞMANI BEKLİYORUZ’

İran Ordusu Genel Komutanı Tümgeneral Emir Hatemi, İran ile ABD arasında olası bir savaşa karşı tam teyakkuz halinde olduklarını belirterek, İran Ordusu Genç Askerler Töreni’nde yaptığı konuşmada ülkesinin savunma açısından tam hazırlık içinde olduğunu söyledi.

“Elimiz tetikte düşmanın hareketlerini yakından izliyoruz. İran ortadan kaldırılabilecek bir ülke değil” diyen Hatemi, İran’a yönelik bir saldırının İsrail’in güvenliğini de tehlikeye atacağını ifade etti. Komşu ülkelerin İran’a yönelik bir saldırıda kendi topraklarının ve hava sahalarının kullanılmasına izin vermeyeceğini hatırlatan Hatemi, bunun tüm bölgenin istikrarsızlığa sürüklenmesini önleyecek takdire şayan bir tutum olduğunu belirtti ve İran gibi büyük bir ülkeyi tehdit etmenin telafisi mümkün olmayan bir hata olacağı uyarısında bulundu.

Dünya, kritik ziyareti 'son çare' diyerek duyurdu! 'Orta Doğu bilmecesine Türk müdahalesi, tesadüf değil'
Altın ve gümüşte rekor çöküş! 8 bin TL'den altın alanlar ne yapacak? İşte piyasanın altın için 2026 tahmini
Ünlülere uyuşturucu soruşturması! Hasan Can Kaya, Reynmen ve Emirhan Çakal gözaltında
 
Geri
Üst