Teknoloji
Moderator
ABD’nin İran’a yönelik olası askeri müdahalesiyle ilgili bekleyiş sürerken, Başkan Donald Trump’ın İran’a gözdağı veren mesajları devam ediyor.
Tahran yönetimine “uyarıda” bulunan Trump “Onlara iki şey söyledim. Birincisi nükleer silah yok, ikincisi protestocuları öldürmeyi bırakın. Binlerce kişiyi öldürüyorlar. İki hafta önce 837 infazın durdurulmasını sağladım ama artık bir şeyler yapmaları gerekecek” diye konuştu.
‘Son tarihi verdim’
Beyaz Saray’daki başkanlık kararnamesi imza töreninde de konuşan Trump, “Şu anda İran’a çok fazla sayıda gemi gönderiyoruz. İran’a anlaşma için son tarihi verdim. Umarım bir anlaşma yapabiliriz. Anlaşma yapamazsak neler olacağını göreceğiz” ifadesini kullandı.
Öte yandan ABD’nin Ortadoğu’ya yönelik askeri sevkiyatı sürüyor. ABD Donanmasından ismi verilmeyen yetkili, yaptığı açıklamada, “USS Delbert D. Black” muhribinin Ortadoğu bölgesine konuşlandırıldığını bildirdi. Böylece, ABD’nin bölgedeki muhriplerinin sayısının 6’ya çıktığı ifade edildi. ABD, bölgeye USS Abraham Lincoln uçak gemisi başta olmak üzere füze destroyer gemileri ve yaklaşık bir düzine F-15E Strike Eagle dahil çok sayıda savaş uçağı ve İHA konuşlandırdı. ABD, son hamleleriyle bölgeye yaklaşık 5 bin 700 ABD askeri daha sevk ederek Ortadoğu’daki asker sayısını yaklaşık 50 bine çıkardı.
Seçenekler sunuldu
ABD’li yetkililer, Trump’ın Beyaz Saray ve Pentagon tarafından ortaklaşa hazırlanan İran’a olası saldırı seçenekleri hakkında bilgilendirildiğini aktardı. Yetkililer, bu seçenekler arasında İran yönetimi ile Devrim Muhafızları Ordusu’na ait tesislerin hedef alınacağı geniş çaplı bir bombardıman kampanyasını içeren “büyük planın” da yer aldığını iddia etti. Daha sınırlı seçenekler arasında sembolik hedeflere yönelik saldırıların da bulunduğunu belirten yetkililer, bu planların, İran’ın nükleer faaliyetlerini sona erdirmemesi halinde saldırıların aşamalı olarak artırılmasına imkan tanıyacak şekilde hazırlandığını kaydetti. Yetkililer ayrıca, İran bankalarını hedef alabilecek siber saldırılar ile daha sert ekonomik yaptırımlar gibi seçeneklerin de ABD yönetiminin gündeminde olduğunu öne sürdü. Trump, 28 Ocak’ta sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ABD Donanmasına ait büyük deniz gücünün İran’a ilerlediğini belirterek, Tahran yönetimine anlaşma yapma çağrısında bulunmuş, aksi halde daha kötü bir saldırı düzenleneceği konusunda uyarmıştı.
İran bu sefer sert yanıt verebilir
Daha önceki müdahalelere nispeten yumuşak yanıt veren İran’ın bu sefer ‘köşeye sıkışmış’ olması sebebiyle daha sert verebileceği ifade ediliyor. BBC’nin analizinde, rejimin devrilmesini amaçlayan halk hareketi ve ABD baskısı altında köşeye sıkışan yönetimin, gücünü kaybetmemek adına sert ve derhal bir karşılık verme ihtimalinin yüksek olduğu ifade edildi. Bu durum, ABD üslerine ev sahipliği yapan Arap ülkelerinde endişe yaratıyor.
‘ABD, İran’ı yarın vuracak’ iddiası
İki ülke arasında yaşanan restleşmelerin ardından ABD basınında yeni bir iddia daha ortaya atıldı. ABD yönetimi, söz konusu saldırıya hazır olunması için bölgede bulunan bir müttefikini bilgilendirirken, Drop Site News sitesinin haberini paylaşan El Cezire ise “ABD’nin İran’ı pazar sabahı (yarın) vuracağını” öne sürdü. Saldırının esas amacının İran’da rejim değişikliği olduğu ifade edilirken, hedefler arasında nükleer tesisler, balistik füzeler ve askeri üslerin de olduğu yazıldı.
İran’ın vekilleri destek veriyor
ABD’nin İran’a olası saldırısı, Lübnan, Irak ve Yemen’deki İran yanlısı grupların Tahran’a desteklerini ve çatışma alanlarını genişletmeye istekli olduklarını açıklamalarına yol açtı. Lübnan’daki Hizbullah’ın yanı sıra Irak’taki Nuceba Hareketi ve Yemen’deki Husilerden İran rejimine destek sinyalleri geldi. Öte yandan İran Ordu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya ise, muhtemel bir savaşın yalnızca tek bir alanla sınırlı kalmayacağını, İsrail’den başlayarak ABD’nin bölgedeki üslerine kadar geniş bir coğrafyayı etkileyebileceğini söyledi.
Diplomatik çabalar
Askeri müdahalenin önlenmesi adına bölge ülkelerinin diplomatik temasları ise devam ediyor. Bazı ülkelerin, olası çatışmayı önlemek amacıyla ABD ile İran’ı müzakere masasına oturtma girişimleri, tarafların tutumlarını sertleştirmesi nedeniyle şu ana kadar sonuç vermedi.