Teknoloji
Moderator
Mülk sahipleri ile kiracılar arasında yaşanan tahliye ve kira uyuşmazlıkları yargı yoluyla çözüme kavuşmaya devam ediyor. İstanbul’un Etiler semtinde bir kişi 9 Şubat 2020 tarihinde dairesini kiraya verdi.
Kiralama sonrası ev sahibi eşiyle boşanma aşamasına geldiğini gerekçe göstererek ayrı bir eve ihtiyacı olduğunu öne sürdü. Kiraladığı evden başka taşınmazı olmadığını gerekçe göstererek kiracısına 20 Kasım 2023’te bir ihtarname gönderdi ve evi boşaltmasını istedi.
Kiracı evi tahliye etmeyince önce taraflar arabulucuya gitti, burada da anlaşamayınca mal sahibi boşanma aşamasında olduğu ve kiracısının bulunduğu konuttan başka mülkünün olmadığını gerekçe göstererek 10 Şubat 2024’te ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açtı. Tapu kayıtlarını inceleyen mahkemeden dikkat çeken bir karar çıktı.
BDDK duyurdu: Konut kredisinde ikinci el ayrımı kalktı! Kredi kartı ve ihtiyaç kredilerine düzenleme
EV SAHİBİ ‘İHTİYACIM VAR’ DEDİ, KİRACIYI ÇIKARMAK İSTEDİ
Ev sahibi ile kiracı arasında yaşanan dava sürecini milliyet.com.tr’ye açıklayan Avukat Gizem Gonce şu ifadeleri kullandı: “Mülk sahibi, 9 Şubat 2020 tarihinde Etiler’deki dairesini 1.150 TL’ye kiraya verdi. Ev sahibi bu süreçte kendisi de kirada oturmaktaydı.
Halihazırda boşanma sürecinde olan ev sahibinin konut ihtiyacı ortaya çıkınca, kiracısına ihtarname gönderildi. Ancak, kiracı süresinde evi tahliye etmeyerek dava sürecini başlattı. Yapılan yargılama sonunda, ev sahibi ve boşanma durumu göz önünde bulundurularak önemli bir karara imza atıldı.
İHTARNAME GÖNDERİLDİ, KİRACI EVDEN ÇIKMADI
Ev sahibi boşanma sürecindeki eşinden ayrı yaşamak zorunda kalınca, kiraladığı eve ihtiyacı olduğunu belirtti. Bunun üzerine 20 Kasım 2023 tarihinde kiracısına evin tahliye edilmesi için 3 ay önceden bir ihtarname gönderildi. Ancak, kiracı bu ihtarnameye cevap vermeyerek, 10 Şubat 2024'te evi tahliye etmedi.
Ev sahibi, ara buluculuk sürecine gitse de herhangi bir anlaşmaya varılamadı. Bunun üzerine, ev sahibinin konut ihtiyacı gerekçe gösterilerek 10 Şubat 2024’te ihtiyaç sebebiyle tahliye davası açıldı. Bu sırada evin kira bedeli 9.500 TL olmuştu.
Denilen değil Türkiye’nin yaptığı aslolan
KİRACI: EV SAHİBİNİN ASIL AMACI KİRANIN YÜKSELMESİ
Kiracı cevap dilekçesinde davanın süresinde açılmadığını, usulden reddedilmesi gerektiğini ve ev sahibinin konut ihtiyacının samimi olmadığını, asıl gayesinin düşük kalan kira getirisinin yükselmesi olduğunu ve bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etti.
TAPUYU SORGULAYAN MAHKEMEDEN KARAR
Mahkeme yapılan incelemede mal sahibinin eşi ile boşanma aşamasında olduğunu ve ayrı yaşamak isteğinin beyan edildiğini, Tapu ve Kadastro Bilgi Sistemi (TAKBİS) sorgulamasına göre ev sahibinin eşinin üzerine kayıtlı bir taşınmaz olduğu, bundan dolayı da başka bir taşınmazının olmadığı tespit edilerek açılan davanın gerçek, samimi ve zorunlu olduğu ispatlanarak kabulüne karar verdi.
Kiracı taraf, davanın usulden reddedilmesi gerektiğini savunsa da yapılan yargılama sonucunda, ev sahibinin ihtiyacının gerçek ve samimi olduğu kabul edildi.
Mahkeme, kiracının evden tahliye edilmesi yönünde karar verdi. Türk Borçlar Kanunu’nun 350. maddesi gereği, ev sahibinin konut ihtiyacının gerçek ve zorunlu olduğuna kanaat getirildi. Ayrıca, dava süresinin yasal süre içinde açıldığı ve ihtiyacın sürekliliği kanıtlanarak 20 Aralık 2025’te davanın kabulüne karar verildi.
VEKALET ÜCRETİ VE YARGILAMA GİDERİ KİRACIYA YÜKLENDİ
Kiracının 18 bin TL vekalet ücreti ve 1,171,60 TL yargılama giderini ödemesine karar verildi. Mahkeme, tahliye kararının uygulanması gerektiğini vurguladı.
‘TAHİYEDE İHTİYAÇ SAMİMİ VE GERÇEK OLMALI’
Ev sahiplerinin, ihtiyaç nedeniyle kiracıyı tahliye etme hakları, kira sözleşmesinin bitiş tarihinden itibaren bir ay içerisinde başlatılmalıdır. Ayrıca, ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması gerektiği unutulmamalıdır.”